Kavga parayla başlıyor, ama konu para değil
Ay sonu. Kredi kartı ekstresi geliyor. Kaan kâğıdı masaya bırakıyor: “Bu ne, 4.800 lira?”
“Kızın okul kıyafetleri, ayakkabısı. Ne yapsaydım?”
“Sormak diye bir şey var.”
“Her harcamada senden izin mi alacağım?”
Beş dakika sonra konu artık ekstre değil. “Geçen ay annene aldığın bilezik neydi peki?” “Annemi karıştırma.” Sesler yükseliyor. Beş yaşındaki kızları odasının kapısını sessizce kapatıyor.
Defne ile Kaan yedi yıldır evli. Kavganın konusu her seferinde başka: bir taksit, bir bayram ziyareti, kimin ailesine ne kadar gidildiği. Altındaki soru ise hep aynı: Bu evde kararı kim veriyor?
Kaan için para güvenlik demek. Eksik bir taksit onun gözünde yalnızca bir rakam değil, ailesini koruyamadığı duygusu. Defne için para güven demek. Her harcamada açıklama yapmak zorunda kalmak, kendisine güvenilmediğini duymak gibi. Kaan “sormak” dediğinde Defne denetlendiğini duyuyor. Defne “izin” dediğinde Kaan, yükün altında yalnız bırakıldığını.
Hindistan geleneğinin sekiz ölçüsünde, birlikte kurulan hayatın akışına bakan başlık bu çiftte 7 üzerinden 0: ev, para, aileler. Denge ve yönlendirme ölçüsü de 2 üzerinden 0,5 — kararın kimde olduğu sürekli pazarlık konusu. Mezopotamya’nın gök düzeni aynı yere başka bir yoldan varıyor. Kaan’ın Mars’ı Oğlak’ta: sorumluluğu omzunda taşıyan, kontrol ettiğinde güvende hisseden biri. Defne’nin Mars’ı Koç’ta: sınırı çizildiği anda karşılık veren biri.
Kavga parayla başlıyor. Asıl konuştukları şey, birbirlerine ne kadar güvendikleri.